Kırk yaşında padişah olan III Mustafanın saltanatının
ilk beş yılı âlim ve sair bir olan Koca Ragip Paşanın sadrazamlığı
sayesinde sulh ve sükûn içinde geçti. Lâkin onun ölümünün
müteakip Sultan Mustafa Rusya'ya karşı harbi isteyecek insanları
sadrazam yapmaya çalıştı. Kendisi Ruslara derin bir kin
beslemekteydi. Buna karşılık Rusların da Lehistan'ı kendi
isteklerine rametmiye çalışmaları ve açıktan açığa harb
politikası gütmeleri harbi mecburi kildi.
Harbin ilk senesi içinde bir hayli muvaffakiyetler kazanıldı,
lâkin 1770 yılında mağlûbiyetler birbirini takip etti. Askerin
disiplini çok bozuktu. Bir kısım asker dara geldince meydanı
terk ederek dağılıyordu. Onun için dirki, 180 bin kişilik
Osmanlı ordusu kendisinin üçte biri olan Rus ordusuna Kartal
mevkiinde maglup olmuştu. Ruslar Kırım'a girmiş, tuna'nın
güneyine sarkmış, Batik denizini dolasan Rus filosu Çeşme'de
donanmamızı yakmıştı. III Mustafa devrinin mühim icraatı
meyaninda, ordunun Avrupa tarzında ıslahı için aslen bir
Macar olan Baron de Tott'un devlet hizmetine alınarak topçu
ocağının ıslahına gayret edilmesi ile yeni toplar dökülmesini
ve 1773 de Mühendis hane-i Bahrii Hümayun'un açılmasını,
Fransa'dan astronomi ve tip kitapları getirterek türkçeye
tercüme edilmesini zikretmek gerekir.
Coçukları: Selim (padişah olmuştur) ,
Mihrimah, Mihrisah, Mehmet, Sah, Fatma, Beyhan, Hatice,
Hibetullah