1768 de başlayan harbde üst üste uğranılan mağlûbiyetlerin
verdiği teessür dolayısıyla , Sultan Mustafa'nın nüzul isabetiyle
ölümü üzerine padişah olan I Abdülhamit zamanında Rus harbi
1774 Küçük Kaynarca muahedesi ile sulhe bağlandı. Fakat
bu muahede Osmanlı devletinin imzaladığı en ağır muahedelerden
biriydi. Küçük Kaynarca muahedesi gereğince: Kırım'ın istiklâli
tanınmış, Ruslar Karadeniz'de donanma bulundurmak hakkini
almış, Osmanlı imparatorluğu dahilindeki Ortodoks tebaanın
koruyucusu mevkiine geçmişlerdi. Kırım'ın kaybı memlekette
çok acı tesir bırakmış, lâkin Müslüman ülkenin kurtarılması
bir daha mümkün olmamıştır. Abdülhamid'in saltanatının sonralarına
doğru devlet bir harbe daha girmiştir. 1787 de başlayıp
1792 de biten ve Ruslarla birlikte Avusturyalıların da hasmımız
olduğu bu harbde, yine peşinen birtakım muvaffakiyetsizliklere
uğranılmıştır. Özi kalesinin Rusları eline geçtigi haberi
padişaha ulaşınca Abdülhamid teessüründen inme inerek ölmüştür.
Birinci Abdülhamit zamanında iki tane büyük harbe rağmen
memleket için hayırlı ve faydalı icraatta da bulunulmuştur.
Coçukları: Makbule, Rabia, Fatma, Murat,
Mehmet, Emine,, Hebetullah, Süleyman, Dürrüsehvar, Mustafa(padişah
olmuştur), Esma,, Mahmut (padişah olmuştur), Nuster, Mehmet,
Ahmet