İkinci Mahmut'un saltanatı Osmanlı imparatorluğunun uçuruma
doğru gittiği bir devreye rastlar. Kuvvetli bir iradeye
sahip olan padişah bir taraftan çeşitli müşkülleri yenmek
için didinmiş, diğer taraftan da ıslahat icrasından geri
durmamıştır. Onun Saltanatına âmil olan Alemdar Mustafa
Pasa, üçüncü Selim'in Nizami Cedidini ihya için Sekbanı
Cedid nemiyle talimli bir asker sınıfı meydana getirdiği
sırada, yeniçeriler isyan etmişler ve neticede Alemdar öldürülmüştür.
Alemdarın ölümüyle II Mahmut tam mânasıyla otoriteyi kendi
elinde toplamıştır.
II Mahmut'un saltanatının ilk yılında Alemdarın öldürülmesi
ile biten yeniçeri isyanından başka ondan çok daha mühim
olarak 1809 - 1812 Rus harbi devleti hayli uğraştırmıştır.
Arazi kaybı ile çıkılan Rus harbini müteakip, II Mahmut
devrini boydan boya kaplayan isyan hâdiseleriyle karşı karsıya
kalınmıştır. Hıristiyan tebaadan Sırpların isyanı tehlikeli
vaziyetler meydana çıkmadan bastırılmışsa da, Yanya Valisi
Tepe delenli Ali Paşanın isyanından sonra, Rum isyanının
aldığı sekil hayli tehlikeli vaziyetler ihdas etmiştir.
Rum isyanının bastırılması için padişah Mısır valisinden
yardim istemiş, bu arada ise müdahale eden Rus , İngiliz
ve Fransızlar Navarind'de donanmamızı yakmışlardır. Ayrıca
Yunan isyanı tam bitmeden 1828 -1829 Rus harbi başlamış
, bir Rus ordusunun Edirne ye kadar ilerlemiş olduğu bu
harb, Edirne muahedesiyle şuha bağlanarak Yunanistan'ın
istiklâli tanınmıştır.
II Mahmut devrinin en mühim ve Osmanlı saltanatı için
tehlikeler yaratan hâdiselerinden biri de Mısır Valisi Mehmet
Ali Paşa'nın isyanıdır. Mısırda hâkim vaziyete gecen Pasa,
oğlu İbrahim Paşayı ordu kuvveti ile Suriye'yi zapta memur
ettiği zaman, İbrahim Pasa Suriye ve Anadolu'da birkaç muharebede
padişahın kuvvetlerini yenerek ta Kütahya'ya kadar ilerler.
Osmanlı saltanatı için tehlike emareleri baş gösterdiği
sırada II Mahmut Rusların yardim teklifini istemeyerek de
olsa carnâcar kabul etti. 15 bin kişilik bir Rus kuvveti
Boğaziçi'ne çıktı. Neticede Mehmet Ali Pasa ile Kütahya,
Ruslar ile de Hünkâr İskelesi muahedeleri imzalandı. Boğazların
yabancı devletlere kapatılması şartını ihtiva eden Hünkar
İskelesi muahedesi, bir bakıma Osmanlı devletini Rus himayesine
sokuyordu. Gerek Mehmet Ali Paşanın isyanı hâdisesi, gerekse
Hünkar İskelesi muahedesinin ihdas ettiği fena vaziyet ancak
1840 - 1841 yılında halledilebilmiştir.
İkinci Mahmut böyle dağdağalı meselelerle uğraşmak zorunda
kalmakla beraber memleket için hayırlı isler yapmak fırsatını
da kaçırmamıştır. 1825 yılı haziranında yeniçeri ocaklarını
kaldırmış ve Avrupa usulünde Asakir-i Mansure-i Muhammediye
ismiyle yeni bir askeri düzen kurmuştur.
Kılık kıyafette değişiklik yapmış, kavuk yerine fes giyilmiş
ve Türkiye'ye ilk defa Avrupai setre pantolon girmiştir.
Devlet tedsilâtinda da değişiklikler yapılmıştır. İmparatorluk
devrinin Divan teşkilâtı kaldırılmış, Sadrazamlık unvanı
başvekâlete tebdil edilmiş ve nazırlıklar (veladetler) kurulmuştur.
Kültür islerine önem verilerek Harbiye ve Tıbbiye okulları
tesis edilmiş, İstanbul'da ilk defa orta okul ve yeni ilkokullar
açılmıştır. İstanbul için ilk öğretimin mecburiyeti ilân
edilmiştir. Avrupa örneğinde posta teşkilatı meydana getirilmişe
uğraşılmış, Türkiye'de ilk defa nüfus sayımı yapılmış, ilk
defa gündelik gazete çıkarılmış, ekonomik islerin düzenlenmesi
için tedbirler alınıp bir takım kanunlar düzenlenmiştir.
Böylece II Mahmut ıslahata müteallik icraatıyla Tanzim atin
kapısını açmıştır.
Coçukları: Fatma Sultan, Süleyman, Saliha
Sultan, Murat, Mehmet, Emine Sultan, Hatice Sultan, Ahmet,
Hayriye Sultan, Abdülmecit(padişah olmuştur), Abdülhamit,
Abdullah, Abdülâziz(padişah olmuştur) , Abdülhamit, Hamide
Sultan, Osman, Atiye Sultan