Meşrutiyet, ilk ve ikinci defa II Abdülhamit zamanında
ilân edilmişsede, saltanatı müddetince meşrutiyet hükümdarı
olmak Sultan Mehmet Resad'a müyesser olmuştur. müşfik ve
halim selim tabiatli olan Reşat bir meşrutiyet hükümdarı
olarak iz bırakmıştır. Zaten kendisi de meşrutiyet hükümdarı
tanınmak arzusunu birçok defalar bizzat tekrarlamıştır.
Onun için aslında kuvvetli bir şahsiyete de sahip bulunmayan
Mehmet Resad'in selefleri misillû şahsi icraatından ziyade
rejim icabı elbette devrine ait icraatı ele almak lazımdır.
M. Resad'in padişahlığını kaplayan devrenin en büyük parçasını
Ittihad ve Terakki partisinin iktidarı ile geçti. Ittihad
ve Terakkinin zaman zaman diktatörlüğe varan SIKI idare
tarzı memleket içi hâdiselerinin en mühim tarafını ve hususiyetini
teşkil eder.
Meşrutiyet devrinde Mehmet Reşat padişahken çıkan üç mühim
harb Osmanlı imparatorluğunu hedef tutmuş ve felâketler
birbirini takip etmiştir. Önce 1911 de İtalyanların Trablusgarb'a
hücumları ile başlayan harb, Traslubgarp ve on iki adananın
elden gitmesiyle bitmiştir. İtalyan harbi sona ermeden Yunan,
Bulgar, Karadağ ve Sırbistan hükümetleri aralarında birleşmişler
ve Balkan harbini açmışlardır. Balkan harbi idaresizlik
ve tedbirsizlik yüzünden tam bir felaket olmuş, kısa zamanda
bütün Rumeli toprakları elimizden çıkmıştır.
1914 senesi temmuzunda Avrupa'da patlak veren Birinci
Dünya harbinde Almanlar tarafından iltihakla iştirak edilmiş,
Türk milletinin müthiş fedakârlık ve kahramanlığına rağmen
bu harbde İttifak Devletlerinin mağlubiyeti Osmanlı İmparatorluğu
için bir tasfiye mücadele sekline müncer olmuştur. Birinci
Cihan Harbinde Türk orduları Çanakkale, Kafkas, Galicya
ve Irak-Mısır cephelerinde çarpışmıştır. Çanakkale müdafaasi
Türk tarihi için ayrı bir sehamet faslı teşkil etmektedir.
Bilhassa Mustafa Kemalin Ari burnu müdafaasi ve Ana fartalar
muhabereleri Çanakkale müdafaasının en parlak sahibelerini
doldurmaktadır.
Coçukları: Ömer Hilmi Efendi, Ziyaeddin
Efendi, Mahmut Necmeddin Efendi