Türk, minyatürcü.
Ayrıca matematik ve tarih konularında kitaplar da yazmış çok yönlü bir bilgindir.
Doğum tarihi ve
yeri bilinmiyor. 28 Nisan 1564'te öldü. Kâtip Çelebi ölüm tarihi olarak 1533'ü
vermekteyse de, bunun doğru olmadığı bugün kesinleşmiştir. Çeşitli kaynaklarda
onun 1547'den, 1551'den, 1553'ten sonra ölmüş olabileceği ileri sürülmektedir.
Yaşamı üstüne bilgi de yok denecek kadar azdır. Saraybosna yakınlarında doğduğuna,
dedesinin devşirme olduğuna ilişkin kesinleşmemiş ipuçları vardır. Enderun'da
okumuştur. Matrakçı ya da Matrakî adıyla anılması, lobotu andıran sopalarla
oynandığı ve eskrime benzeyen bir tür savaş oyunu olduğu bilinen "matrak" oyununda
çok usta olmasından ve belki de bu oyunun mucidi bulunmasından ileri gelmektedir.
Nasuh ayrıca çok usta bir silahşördü. Bu nedenle Silahî adıyla da anılırdı.
Türlü silah ve mızrak oyunlarındaki ustalığı nedeniyle Osmanlı ülkesinde "üstad"
ve "reis" olarak tanınması için 1530'da I. Süleyman (Kanuni) tarafından verilmiş
bir beratı da vardı. Çeşitli silahların nasıl kullanılacağını ve dövüş yöntemlerini
anlatan Tuhfetü'l-Guzât adlı bir kılavuz kitap bile yazmıştı.
Nasuh, özellikle
geometri ve matematik alanlarında önemli bir bilim adamıydı. Uzunluk ölçülerini
gösteren cetveller hazırlamış ve bu konuda kendinden sonra gelenlere önderlik
etmiştir. Matematiğe ilişkin iki kitabı Cemâlü'l-Küttâb ve Kemalü'l- Hisâb ile
Umdetü'l-Hisâb'ı I. Selim (Yavuz) döneminde yazmış ve padişaha adamıştır. Bu
yapıtlardan sonuncusu uzun yıllar matematikçilerin elkitabı olarak kullanılmıştır.
Nasuh bir tarihçi
olarak da önemli yapıtlar vermiştir. Mecmaü't-Tevârih adıyla Taberî Tarihi'ni
Türkçe'ye çevirmiştir. Ayrıca Tarih'i Sultan Bayezid ve Sultan Selim ile Tarih'i
Sultan Bayezid adlı iki kitabında bu padişahlar dönemindeki olayları anlatmıştır.
Süleymannâme adlı kitabının üç ayrı nüshasında 1520-1537, 1543-1551 ve 1542-1543
arasında geçen olayları ele almıştır. Kanuni'nin 1534 Irak seferini Beyan-ı
Menazil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han'da 1538 Karaboğdan seferini
de Fetihnâme-i Karaboğdan' da konu etmiştir.